| |
| |
|
|
Gültas
grup alanında ihtiyaç duyulan özel servis
gereksinimi karşılamak amacıyla 1999 yılında
Gültas
özel servisi olarak faaliyete başladı.
Gültaş Oto farklı ve kaliteli
hizmet anlayışı ve müşteri memnuniyeti ile sektördeki yerini aldı.
Firma daha sonra bünyesine citroen
marka araçların mekanik ve
hasar onarım branşlarını kattı. Gültaş
Oto mekanik servisi ve
kaporta hasar onarım servisi ile merkez ve şube olmak üzere
serviste faaliyetlerini sürdürmektedir. |
Gültaş
Oto - Kaporta Hasar Onarım
servisinde
marka gözetmeksizin tüm hasarlı araçların
onarımı uzman kadrosuyla yapılmaktadır.
Gültaş Oto-Kaporta Hasar Onarım
servisi Finans Sigorta'nın
İstanbul'da bulunan 4 Hasar Kabul
Merkezi'nden (HKM) biri ve ayrıca Ankara
Sigorta, Işık Sigorta, İhlas Sigorta
şirketlerinin de anlaşmalı servisidir. Diğer
sigorta şirketlerine sigortalı araçların da
hasar onarımlarını kaliteli ve özenli
işçiliği ile yapmaktadır. Halen toplamda 30
a yakın personeli ile müşterisine hizmet
vermekte olan Gültaş Oto
problemlere getirdiği çözümlerle müşteri
memnuniyetinin gereklerini yerİne
getirmektedir.
|
|
Gültaş
Oto-Mekanik
servisinde peugeot
ve citroen marka
tüm modellerin
motor, yürüyen aksam, elektrik ve elektronik dallarındaki
tüm arızaları
profesyonel
kadrosu ve
teknolojik ekipmanlarıyla en ekonomik
yollarla
çözüme kavuşturulmaktadır.
|
|
|
Önemli Bilgiler
Bujilerle ilgili önemli bilgiler
Buji nedir? Bujinin motordaki fonksiyonu
nedir?
İki elektrodu ve porseleni bulunan
parçaya buji adı verilir. Motor
silindirlerinde bir kıvılcım atlama
aralığı sağlayacak şekilde
yapılmıştır.
Bujinin motordaki fonksiyonu
nedir?
Bujınin görevi ateşleme enerjisini yanma
haznesine taşımak ve elektrotlarının
arasında oluşan elektrik atlaması ıle
sıkışmış hava yakıt karışımının
yanmasını başlatmaktır. Ateşleme bobini
aküden aldığı elektrik enerjisini
ortalama 30 bin Volt değerine
yükselterek bujiye aktarır ve uygun
zamanda bu yüksek enerji bujinin
tırnakları (elektrotları) arasında
yanmayı başlatıcı kıvılcıma dönüşür.
Yanmanın ideal gerçekleşebilmesi için
bujinin yeri çok önemlidir. Buji,
ateşleme haznesinde sıkışmış hava yakıt
karışımını her şartta en iyi
ateşleyebileceği ve diğer faktörlerden
etkilenmeyeceği bir yere yerleştirir.
Bujiler ne sıklıkta
değiştirilmelidir?
Kullanım şartlarına ve buji
tipine bağlı olarak değişiklik
göstermekle birlikte, standart bir
bujinin 15 bin km sonunda değiştirilmesi
gerektiği söylenebilir.
Buji ömrünü kısaltan faktörler
nelerdir?
Buji ömrünü kısaltan başlıca etken kötü
yakıttır. Bir diğer önemli etken motor
sistemindeki ayarların bozukluğudur. Bu
ayar bozukluğuna motorun sürekli olarak
zengin karışım ile çalışması örnek
gösterilebilir.
Bujinin kullanım süresini doldurduğu
otomobil kullanırken anlaşılabilir mi?
Aracınız normalden fazla yakıt tüketmeye
başlamışsa, tekleme yapıyorsa,
deparlarda zorlanıyor ve ilk hareket
esnasında yavaş kalkıyorsa, bu sorunlar
bujiden kaynaklanıyor olabilir.
Aracımızın bujilerini kendimiz nasıl
değiştirebiliriz?
Bujiyi sökerken önce birkaç tur
gevşetilmeli ve basınçlı hava veya fırça
kullanılarak bujinin çevresi
temizlenmelidir. Böylece buji tam olarak
söküldüğünde silindir içine istenmeyen
parçaların düşmesi önlenmiş olur. Eğer
buji çok sıkı ise onu biraz gevşettikten
sonra dişli aralarına girecek şekilde
yağ ve pas çözücü damlatılmalı, bir süre
beklendikten sonra tamamı sökülmelidir.
Aksi takdirde silindir kafasına hasar
verebilir.
Takarken bujinin ve motorun birbirine
temas edecek (öpecek) yüzeylerinin temiz
olmasına dikkat edilmelidir. Buji
sıkılırken mümkün ise tork anahtarı ile
sıkılmalıdır. Tavsiye edilen sıkılma
şekli ilk önce buji tam oturana kadar el
ile sıkmak daha sonra aşağıda verilen
listeye göre tork anahtarı ile
sıkmaktır. Tork anahtarı yok ise;
- Yeni bujilerde (düz yüzeyli ve pullu)
tam oturuncaya kadar önce el daha sonra
anahtar ile 90 derece sıkılmalıdır.
- Kullanılmış bujilerde ise 30 derece
sıkılmalıdır.
- Konik yüzeyli bujilerde ise el ile tam
oturttuktan sonra 15 derece anahtar ile
sıkılmalıdır.
Yukarıdaki hususlara dikkat edilmediği
takdirde buji hasar görebilir ve
görevini tam olarak yerine
getirmeyebilir.
Uzun paso ve kısa paso bujiler
arasındaki farklar nelerdir?
Uzun paso ve kısa paso bujilerin görev
ve performans olarak aralarında fark
yoktur. Motor yapısına bağlı olarak uzun
veya kısa paso buji kullanılması
gerekir, fakat yanlış kullanıldığı
zamanlarda çeşitli arızlar meydana
gelebilir.
- Kısa paso buji yerine uzun paso buji
kullanılması durumunda buji yanma
haznesine doğru çıkıntı yapar ve pistona
hasar verebilir. Dişlerde oluşan
kömürleşme yüzünden sökmek mümkün
olmayabilir ayrıca buji aşırı ısınır.
- Uzun paso yerine kısa paso huji
takılır ise yanma haznesi içine gerekli
uzantıyı yapamaz ve bunun sonucunda
gerekli ateşlemeyi yapamaz.
- Kendi tırnaklarını temizleyecek
gerekli ısıya ulaşamaz ve üstü kurum
bağlar .
Özel tip bujilerin motor
peformansına ne tür katkıları vardır?
Özel tip bujıler yapıları gereği daha
düşük ısılarda çalışabildıklerı ıçın
aracın soğuk çalışmasında iyi performans
gösterirler. Ayrıca kendilerini
temizleme ısıları daha düşük olduğundan
kirlenme oranları oldukça düşüktür. Yine
yapıları gereği üstlerindeki kayıplar
oldukça azdır. Özellikle tırnaklarının
farklı metaryallerden yapılması
kirlenmesini zorlaştırır.Yukarıda
belirtilen bu temel farklılıklar buji
ömrünü uzattığı gibi yeterli ve düzgün
ateşleme ile yakıt tasarrufu, gerçek
gücünde çalışma devamlılığı gibi
avantajlar sağlar.
Motor-şanzıman
konusunda diğer yararlı bilgiler
Motorun hararet yapması sorunu, soğutma
sistemindeki arızalardan kaynaklanır.
Soğutma sistemi, ideal motor sıcaklık
değerlerini sağlamak için motor soğukken
motoru ısıtma, sıcakken de motordaki
fazla sıcaklığı almak üzere soğutma
işlemini yerine getiren sistemdir. Bu
sistemin görevini yerini getirmesini
engelleyen pek çok faktör vardır:
Soğutma sıvısının azalması, radyatör
peteklerinin kireçten veya dış pislikten
dolayı tıkanması, termostatın veya fanın
bozulması, fan müşirinin arızalanması,
motor bloğu üzerindeki su tıpasının
delinmesi, vantilatör kayışında ve
devirdaim pompasındaki sorunlar.
Su kaynatma nedir?
Soğutma sıvısının eksikliğinden dolayı
yeteri kadar soğuyamayan motor aşırı
ısınarak hararet yapar ve su kaynatır.
Motorun su kaynatması, motor soğutma
sıvısının azaldığını gösterir. Soğutma
sıvısının azalması, buharlaşma ya da
sızıntıdan olabileceği gibi motorun
soğutma sıvısının tüketmesi de söz
konusu olabilir. Soğutma sıvısının
azalmasının başlıca nedenleri arasında
sıvı iletim borularındaki çatlamaları,
hortumların eklem yerlerindeki
kelepçelerden ve devirdaim pompasından
sızıntıları sayabiliriz. Radyatör
hortumları ve radyatör kapağı da
sızıntıların sık görüldüğü bölgelerdir.
Motorun soğutma sıvısını tüketmesi ise
bozuk bir ana conta ya da motor
bloğundaki bir çatlaktan veya silindir
kapağı contasının yanmasından meydana
gelebilir.
Araçlar neden özellikle yaz
aylarında su kaynatır?
Soğutma sisteminde arıza olan araçlar
yaz-kış su kaynatır. Ancak su kaynatma
sorununun yaz aylarında kış aylarına
oranla daha sık yaşandığı da bir gerçek.
Bunun sebebi, yazın sıcakların etkisiyle
artan buharlaşma. Yazın soğutma sıvısı
buharlaşarak, azalır ve motor su
kaynatmasına neden olur. Yaz aylarında
yüksek sıcaklıklarla birlikte ısınan
hava, radyatördeki sıvının soğumasını
sağlamakta yetersiz kalmaya başlar.
Sıkışık trafik ve "dur-kalk"larla
birlikte radyatöre hava alımı azalır ve
motor sıcaklığı yükselmeye başlar. Bu
sırada soğutma işlemini yerine getirmek
için fan daha fazla çalışarak radyatörde
bulunan sıvıyı soğutmaya çalışır.
Aracınızdaki soğutma sıvısının
seviyesinde bir eksiklik ya da daha
başka bir problem yoksa soğutma sistemi
görevini aynen yerine getirmeye devam
eder. Aksi takdirde ise, motorun su
kaynatması kaçınılmazdır.
Motor hararet yaptığında ya da
su kaynattığında ne yapılması gerekir?
Aracınızın hararet göstergesinde ibre,
kırmızı ya da "hot" olarak gösterilen
bölgeye yaklaşıyorsa, derhal klimayı
kapatmalısınız. Klima çalışırken motora
giden havayı ısıtır. Bu nedenle klimanın
kapatılması motorun soğumasına yardımcı
olur. İbre ilerlemeye devam ediyorsa
veya kaputunun üstünde su buharı
görürseniz, aracınızı hemen uygun bir
yere çekip, motoru durdurmalı ve aracı
soğumaya bırakmalısınız. Kaputu açarak,
motorun soğumasına yardımcı
olabilirsiniz. Motor soğutma sıvısı
seviyesi kontrol edilmeli eğer eksikse
tamamlanmalıdır.
Sıvı tamamlama işlemi mutlaka motor
soğuduktan sonra yapılmalı. Motor
sıcakken yapılacak bir sıvı eklemesi
basınçlı sudan ve buhardan oluşabilecek
yaralanmalara neden olabileceği gibi,
sıcak bir motora yapılacak sıvı eklemesi
motor bloğunda çatlamaya kadar varan
kalıcı zararlar oluşturabilir.
Ancak böyle bir sorunla
karşılaştığınızda herhangi bir
müdahalede bulunmadan önce firmanızın
yol yardım ya da acil servis
telefonlarını aramanızı öneririz.
Bunun mümkün olmadığı durumlarda ise
motor soğuduktan sonra en yakın servise
ulaşılıncaya kadar düşük devirde ve
hızda gitmelisiniz.
Hararete rağmen yola devam etmek
sakıncalı mıdır?
Hararet yapan bir motor eğer
aynı şartlarda kullanılmaya devam
edilirse avans vuruntusu yapmaya
başlar.Avans vuruntusu, soğutma
sisteminin çalışmadığını gösterir. Buna
rağmen hâlâ yola devam edilmeye
çalışıldığında ise motor kilitlenmesine
yani piston sıkışmalarına neden
olunabilir. Avans vuruntusunu duymaya
başladığınızda yapmanız gereken,
otomobili durdurup, teknik servisle
irtibata geçerek profesyonel bir yardım
almak.
Soğutma sistemini ilk günkü
performansında tutabilmek için
kullanıcıların nelere dikkat etmesi
gerekir?
Aracınızın soğutma sisteminin ilk günkü
performansını koruyabilmesi için soğutma
sıvısının düzeyi, hortum ve borularda
çatlak olup olmadığı devamlı kontrol
edilmeli. Radyatör hortumlarının
üzerindeki çatlakları çıplak gözle
görmek zor olduğu için radyatör
hortumlarını elle kontrol etmelerini
tavsiye ederim. Hortumlar aşırı yumuşak
ya da aşırı sertse aracınızı derhal bir
yetkili servise götürmelisiniz. Hortum
kelepçelerinde ve eklem yerlerinde
oluşan pas veya beyaz lekelere de dikkat
etmekte fayda var. Çünkü bu bölgelerdeki
sorunlar sistemde sızıntı olduğuna
işaret eder.
Soğutma sisteminin bakımı hangi
sıklıkla yapılmalıdır?
Soğutma sistemi her bakım periyodunda
mutlaka kontrol edilmelidir. Soğutma
sistemindeki antifriz aynı zamanda pas
önleyici özelliğe sahip olduğundan
soğutma sistemindeki antifriz yaz ve kış
kullanılmalıdır. Antifriz içerisindeki
korozyon (pas) önleyici katkı maddeleri
zamanla etkilerini kaybeder. Bu nedenle
soğutma sistemindeki antifriz mavi
antifriz ise 6 yılda, turuncu antifriz
ise 10 yılda bir değiştirilmelidir.
Antifriz değişimi esnasında kullanılan
suyun "saf su" olmasına özellikle dikkat
edilmeli.
"Daha fazla antifriz, daha iyi
soğutma sağlar" yargısı doğru mudur?
Kesinlikle hayır. Antifriz, motor
soğutma suyunun normalde izin
vermeyeceği sıcaklık derecelerinde
motorun güvenle çalışabilmesi için motor
soğutma suyuna eklenen, suyun kaynama
noktasını yükselten, donma noktasını ise
düşüren kimyasal bir katkıdır. Normalde
aracın bulunduğu bölgenin iklim ve
coğrafi şartlarına bağlı olarak; yüzde
20 ila yüzde 60 arasında değişen
oranlarda motor soğutma suyuna eklenir.
Bu oranın üzerine çıkılması, suyun
soğutma kabiliyetini düşürür ve
kayıplara neden olur.
Kaç tip soğutma sistemi vardır?
Motorlarda hava soğutmalı ve sıvı
soğutmalı olmak üzere iki farklı sistem
kullanılır. Hava soğutmalı motorlarda
ısınan motor hava ve soğutma yağı
tarafından soğutulur. Sıvı soğutmalı
motorlarda ise, soğutma işlemi motorun
içindeki kanallarda dolaşan sıvı (su,
antifiriz karışımı) tarafından sağlanır.
Günümüzün modern motorlarında hava
soğutmalı sistemler sıkışık trafik
ortamlarında yetersiz kaldığı için artık
yerini daha modern bir sistem olan su
soğutmalı sistemlere bıraktı.
ABS Nedir?
ABS,
kullanıldığı taşıtın kararlılığını,
manevra ve durma yeteneğini artırabilen
bir fren sistemidir. Dört-tekerlek ABS,
tekerlek kilitlenmesini önleyerek,
sürücülere acil frenleme durumlarında
kararlılık ve yön kontrolü
sağlamaktadır. İlk kez 1936 yılında
Almanya'da geliştirilen ve patenti
alınan ABS, Almanca "antiblockiersystem."
teriminden kısaltılmıştır ve İngilizcesi
de benzer anlamdaki Anti-lock Brake
System dir. ABS, her tekerleğin
yakınında dönme hızını algılayarak
tekerleklerin çekiş kaybettiği ve
kilitlenmek üzere olduğunu algılayan
sensörlere sahiptir. Elektronik kontrol
ünitesi (ECU- Electronic Kontrol Unit)
bu sinyalleri değerlendirerek, fren
basıncını değiştirmek yoluyla tekerlek
kilitlenmesini önleyen hidrolik kontrol
ünitesine (HCU- Hydraulic Kontrol Unit)
komutlar gönderir.
ABS nasıl çalışır?
Sürücü dört-tekerlek ABS 'li bir taşıtın
fren pedalına sertçe bastığında, sistem
otomatik olarak fren basıncını dört
tekerlekte düzenleyerek, tekerlek
kilitlenmesini önlemek üzere her
tekerleğin fren basıncını bağımsız
olarak ayarlar. ABS, frenleri saniyede
18 defa kadar pompalayarak, sürücülere
belirli ölçüde yönlendirme yeteneği
kazandırmaktadır.
Dört tekerlek ve iki arka
tekerlek ABS'lerin farkı
Dört-tekerlek ABS, acil durma
koşullarında taşıt kararlılık ve
geliştirilmiş manevra yeteneğini
sürdürmek için tasarlanmıştır.
Dört-tekerlek ABS donatılmış bir taşıtta
frenleme sistemi, dört tekerleğin her
birinde tekerlek kilitlenmesini
önleyerek, sürücüye geliştirilmiş
yönlendirme kontrolü sağlamak için
frenleme basıncını düzenler.
Arka-tekerlek ABS ise, daha çok
kamyonet, minibüs ve spor taşıtlarda
görülmekte ve sadece arka tekerleklerin
tekerlek kilitlenmesini önlemek için
kullanılmaktadır. Bu sistem sürücüye
doğrultu kararlılığını sürdürmek ve
taşıtın arkasının yanlara kaymasını
önlemekte yardımcı olmaktadır.
Arka-tekerlek ABS sistemlerinde ön
tekerleklerin hâlâ tıpkı geleneksel
frenlerdeki gibi kilitlenme eğilimi
vardır. Eğer kilitlenme olursa, sürücü
fren pedal basıncını ön tekerleklerin
tekrar dönmeye başlamasına yetecek kadar
azaltmalıdır. Böylece sürücü taşıtı
yönlendirebilir.
ABS'nin çalıştığı nasıl
anlaşılır?
ABS'lerin çoğunda sistemin etkin hale
gelmesi sürücü tarafından
anlaşılabilmektedir. Sürücü mekanik bir
ses duyar ve bazı basınç
dalgalanmalarını veya fren pedalının
sertliğinin daha da arttığını hisseder.
Gürültü işitildiğinde veya basınç
dalgalanmaları hissedildiğinde, ayağın
fren pedalında tutulması önemlidir. Sert
basınç uygulamasına devam edilmelidir.
ABS ile yapılması ve yapılmaması
gerekenler
Uygun kullanılması halinde dört-tekerlek
ABS güvenli ve etkin bir frenleme
sistemidir. Maksimum güvenlik ve
sistemin tüm avantajlarından
yararlanmaları için, sürücülerin ABS
sistemlerinin nasıl çalıştığını doğru
olarak bilmeleri ve uygulamaları
gerekmektedir. Bu kurallar aşağıda
sıralanmıştır:
Ayağınızı frenin üzerinde tutun
Yönlendirme yaparken dört-tekerlek
ABS'nin uygun çalışmasını sürdürmek için
fren üzerinde sert ve sürekli basıncı
koruyun. Fren pedalı salınımlar yaparken
bile freni pompalamaktan kaçının. Ancak,
arka-tekerlek ABS ile donatılmış
taşıtlarda, ön tekerleklerin geleneksel
frenler gibi kilitlenme eğilimi vardır.
Eğer kilitlenme olursa, sürücü taşıtı
yönlendirebilmek için, fren pedal
basıncını ön tekerleklerin tekrar
dönmeye başlamasına yetecek kadar
azaltmalıdır.
Durmak için yeterli mesafe
bırakın
İyi koşullarda öndeki taşıtlar üç
saniye, kötü koşullarda daha fazla süre
geriden takip edilmelidir.
ABS ile sürüş pratiği yapın
ABS çalışırken meydana gelen basınç
dalgalanmalarının nasıl hissedildiğini
öğrenin. Acil frenleme yapmak için boş
alanlar ve park yerleri uygun olabilir.
Aracın kullanım kataloguna bakın
ABS ile ilgili ilave sürüş bilgileri
için aracın kataloguna bakmayı ihmal
etmeyin.
ABS'li taşıtı çılgınca
kullanmayın
ABS'li taşıt size virajları hızlı dönme,
şeritleri ani değiştirme veya ani
manevralar yapma hakkı vermez. Bu tür
davranışlar ne uygun ne de güvenlidir.
Frenleri pompalamayın
Dört tekerlek ABS'li taşıtlarda freni
pompalamak, sistemi açıp kapatmaktadır.
ABS frenleri sizin yerinize otomatik ve
çok daha hızlı oranda pompalamakta ve
iyi yön kontrolü sağlamaktadır.
Direksiyonu unutmayın
Dört tekerlek ABS, acil frenleme
durumunda sürücünün yön kontrolü
yapmasını sağlar. Yönlendirme sırasında
taşıt tam olarak duruncaya kadar,
ayağınızı fren pedalına sertçe basılı
olarak tutun. Ayağınızı fren pedalından
ayırmayın zira bu ABS'yi ayırır. ABS ile
frenleme sırasında yönlendirme
yeteneğiniz olsa bile, taşıtınız kaygan
yolda kuru yoldaki kadar keskin
dönemeyebilir. Arka-tekerlek ABS'li
taşıt kullanan sürücüler dikkatli ve
sertçe fren yapmalı ve tekerleklerin
kilitlenmeye başladığını
hissettiklerinde, basıncı bir miktar
azaltmalıdırlar.
Mekanik gürültüler ve/veya küçük
pedal titreşimlerinden paniklemeyin
ABS-donatılmış taşıtla fren yaparken
meydana gelen mekanik gürültüler ve/veya
küçük pedal titreşimlerinden
paniklemeyin. Bu koşullar normaldir ve
sürücünün ABS'nin çalıştığını anlamasını
sağlar.
ABS genellikle geleneksel
frenlerden daha çabuk durdurur ancak,
fizik kanunlarını değiştiremez
ABS genellikle ıslak yüzeylerde ve buzlu
veya sertleşmiş kar kaplı yollarda iyi
frenleme sağlayabilmektedir. Her ne
kadar genellikle geleneksel
sistemlerdeki sert frenlemede
karşılaşılan tehlikeli tekerlek
kilitlenmesi kadar olmasa da, kumlu
çakıllı yollarda veya yeni yağmış
kardaki frenlemede durma süreleri daha
uzun olabilir.
ASR (Çekiş Kontrol Sistemi)
ASR (Acceleration Slip
Regulation - ivme kayması kontrolü)
sistemi, frenler ve motor yönetim
sistemini birlikte kontrol ederek,
tahrik tekerleğinin çekiş yeteneği
kaybolduğunda bu durumu algılayarak
tekerlek hareketini yavaşlatmakta ve
kaymalarını önleyerek, sürücüye yanal ve
uzunlamasına dinamik kontrol yeteneği
sağlamaktadır. Bu özellik, özellikle
çekiş yeteneğinin azaldığı kumlu, karlı,
yağmurlu yol koşullarında yararlı
olmaktadır.
Sistem, yol yüzeyinin durumuna göre veya
performansın fonksiyonu olarak en uygun
sürüş kontrolünü sağlamaktadır.
Hangisi olursa olsun, sistem motor
tarafından gönderilen torku azaltmak
yoluyla devreye girer veya ABS ile
koordineli olarak her bir tekerleği
bağımsız olarak frenler.
Çekiş kontrolü de ABS gibi modern
taşıtlar için önemli bir güvenlik
özelliği haline gelmektedir. Ancak
yeteneklerinden tam olarak yararlanmak
için, geleneksel sürüş stillerinden buna
bilinçli bir geçiş yapmak gerekmektedir.
Çekiş kontrol yeteneği olan bir taşıta
sahipseniz, ABS'de olduğu gibi sistemin
karakteristiklerini öğrenmek için
güvenli bir alan bularak test sürüşleri
yapın. İlave sürüş bilgileri için aracın
kataloğunu okumayı da ihmal etmeyin.
ASR tipleri
Sınırlı kaymalı diferansiyel
Bu sistem, herhangi bir durum
için en iyi çekişi sağlayacak motor
torkunu transfer eden sistemdir.
Elektronik olmayan bu sistem, genellikle
yeni çekiş kontrol sistemleri kadar iyi
görev yapamamaktadır. Modern sınırlı
kaymalı (limited-slip) diferansiyeller
gücü kayma başlamadan hemen önce iyi
durumdaki tekerleğe transfer yeteneğine
sahiptir, ancak, her iki tekerlek kaygan
zeminde ise, sistem etkisiz hale
gelmektedir.
Fren sistemi çekiş kontrolü
Bu sistem tıpkı ABS'nin tersi
gibi görev yapar. Bu tip sistem bazı
sensörler ve elemanlar kullanarak
ABS'nin uyguladığı gibi frenleme yaparak
tekerleklerin boşa dönmesini
önlemektedir. Her tekerlek bağımsız
olarak kontrol edilir ve bu çeşitli
kayganlıktaki zeminler için mükemmel bir
düzenleme sağlar. Genellikle pahalı
olmayan ve oldukça etkili olan bu
sistem, düşük hız kayması için
tasarlanmaktadır. Sistem fren sistemini
kullandığından, yüksek hız kaymasında
çok fazla sürtünme ve ısı çıkışı olmakta
ve fren sistemi elemanları hasar
verebilmektedir.
Aktarma organları çekiş kontrolü
Bu sistem, herhangi bir hızda
kayan tekerlek veya tekerleklere
gönderilen gücü geciktirmektedir. Fren
sistemi çekiş kontrolü gibi aynı ABS-tipi
sensörler kullanan bu sistem, şu dört
işlemi uygulayan bir işlemciye sahiptir:
(a) gaz kesme, böylece ekonomi
sağlanmaktadır; (b) yakıt beslemesini
kesme; (c) ateşleme avansını azaltma;
veya (d) silindirleri kapatma. En
gelişmiş aktarma organları çekiş kontrol
sistemleri bunların tümünü yapmakta,
bunlara ek olarak gaz pedalını sürücünün
ayağına doğru iterek çalıştığı konusunda
sürücüyü uyarmaktadır. Sistem tüm kaygan
zeminlerde gücü kestiğinden, kaymanın
arzu edildiği koşullarda sistemi
kapatmak için bir düğme bulunmaktadır.
Yakıtlar
Yakıtlara neden katık konur?
Akaryakıtın kalitesini
belirleyen etkenlerin başında,
kullanılan katıklar gelir. Bu katıklar,
akaryakıta çeşitli özellikler
kazandırmak amacıyla üretilmiş olan ve
akaryakıt içerisine belirli oranlarda
katılan kimyasal maddelerdir.
Ana hatları ile bu katıkları
şöyle sıralayabiliriz.
- Vuruntu önleyici katıklar
- Oksidasyonu önleyici katıklar
- Pas önleyici katıklar
- Buzlanma önleyici katıklar
- Ateşlemeyi düzenleyici katıklar
- Deterjan ve Gom önleyici katıklar
- Üst piston-segman yağlayıcı katıklar
- Metal aktifliğini önleyici katıklar
- Setan arttırıcı katıklar
- Donma noktasını düşürücü katıklar
- Pas önleyici katıklar
Akaryakıtlara eklenen özel katıklar,
depodan motora kadar akaryakıtla temas
eden tüm parçalar üzerinde koruyucu
etkilere sahiptir.
Sağladığı yararlar şunlardır:
Motorun yakıt ve yanma sistemi üzerinde
koruyucu bir tabaka oluşmasını sağlar;
silindir yüzeylerinde, manifoldda ve
enjektörlerde oluşan karbon
birikintilerini ve tortuları parçalayıp
temizler. Buna bağlı olarak motorun ömrü
uzar, akaryakıt düzenli ve tam yandığı
için, tasarruf sağlanır.
Motorun hava ile temas eden parçaları
üzerinde koruyucu bir tabaka oluşmasını
sağlar ve temas sonucu ortaya çıkması
muhtemel paslanmaları önler.
Hidrokarbon kökenli kimyasal maddelerin
zaman içerisinde motorun metal yüzeyleri
üzerinde oluşturacağı aşınmayı büyük
ölçüde engeller.
Akaryakıt, pompa tabancasından araç
deposuna hızla pompalanırken köpürme
meydana getirir; bu durum ise akışın
kesilmesine sebep olur. Ancak kullanılan
katıklar köpürmeyi engelleyerek yakıtta
hava kabarcıkları oluşmasına mani olur.
Motorun temiz kalmasını, korunmasını ve
performansının artmasını sağlar. Uzun
süreli kullanımlardan sonra bile motorun
temiz kalmasına ve düzenli çalışmasına
yardımcı olur.
Egzoz gazlarının olumsuz etkilerini
minimum seviyede tutar. Egzozdan çıkan,
havayı kirleten atık gazlar azalır.
Akaryakıtın sağlıklı yanmasını
sağlayarak, kurum ve tortu oluşmasını
önler. Karbüratörün, enjektör
memelerinin ve emme subaplarının daima
temiz kalmasını sağlar.
Avrupa standartlarında katıklı akaryakıt
Türkiye'ye BP ile 1993 yılında gelmiş,
Türk tüketicisi, bugün daha yeni
yaygınlaşmaya başlayan dördüncü nesil
katıklı akaryakıtla ise 1995 yılında
yine BP ile tanışmıştır.
BP Akaryakıtları, dört ayrı
katıkla zenginleştirilmektedir:
1. Oksidasyon Önleyici Katıklar
Motor parçalarını tehdit eden önemli
etken,parçaların havayla temas etmesi
sonucunda oluşan oksidasyon,yani
paslanmadır. BP Akaryakıtları,
oksidasyon önleyici katıklarla
zenginleştirilmektedir. Bu katıklar,
motor parçaları üzerinde koruyucu bir
tabaka oluşturarak,paslanmaya karşı
motoru korur.
2. Korozyon Önleyici Katıklar
Kimyasal maddelerin metal yüzeyler
üzerinde oluşturduğu aşınmaya korozyon
adı verilir. Akaryakıtın içeriğinde
bulunan ya da yanma sonucu oluşam
kimyasal maddeler, zaman içinde motor
parçaları üzerinde aşınmaya neden olur
ve bunun sonucunda yakır sisteminde
delinmeler oluşabilir yada paslanmış
parçacıklar yüzeyden kopup tıkanmalara
neden olabilir.Bu da, motorun ömrünü
kısaltır. BP Akaryakıtları, korozyon
önleyici katıklarla
zenginleştirilmektedir. Bu katıklar
motor parçaları üzerinde koruyucu tabaka
oluşturarak, kimyasal maddelerin olumsuz
etkilerini azaltır. Korozyon önleyici
katıklar, hem ana depo ve pompalarını,
hem yanma sistemini korur.
3. Köpürme Önleyici Katıklar
İşlem görmemiş akaryakıt, otomatik pompa
tabancasından araç deposuna hızla
pompalanırken köpürür. Bu yüzden
otomatik pompa tabancası, depo tam
dolmadan akışı keser.Bu da az yakıt
alınması ya da yakıt alma işleminin
uzaması anlamına gelir. Ayrıca, köpüren
yakıtın depodan taşma riski vardır. BP
Akaryakıtları,köpürme önleyici
katıklarla zenginleştirilmektedir. Bu
katıklar,yakıt yanma halindeyken,
içerisinde hava kabarcıkları oluşmasını
önleyerek,düzenli akış sağlar.
4. Deterjan Katıklar
Yakıt ve yanma sistemindeki küçük bir
tıkanıklık bile,akaryakıtın püskürtme
yönünü büyük ölçüde etkileyebilir. Bu da
aracın zor çalışması,teklemesi,güç
kaybetmesi,fazla yakıt harcaması ve
zararlı egzoz gazlarının artması gibi
sorunlara yol açabilir. BP
Akaryakıtları, deterjan katıklarla
zenginleştirilmektedir. Bu
katıklar,yakıt ve yanma sistemi
parçaları üzerinde koruyucu bir tabaka
oluşturarak,yakıt ve yağ kaynaklı karbon
birikintilerinin oluşmasını önler ve
mevcut birikintileri temizler.
BP akaryakıtları, rafineriden alınıp
kullanıma sunulmadan önce, ikmal
noktalarında özel dozaj makineleri ile
uygun miktarda üstün nitelikli
katıklarla zenginleştirilir. Bu yüzden
BP'den yakıt aldığınızda ekstra katkı
koymaya gerek yoktur. İçeriği ve miktarı
bilinmeyen bu katıkların eklenmesi ile
BP'nin yakıta kattığı özel katkıların
özelliklerinin bozulması, motora
sağladığı faydaların azalması söz
konusudur. Yakıt ikmalinizi daima BP'den
yapın, ekstra katkı koymayın. Paranız
cebinizde kalsın, motorunuz düzenli ve
arızasız çalışsın.
NOS (Nitrous Oxyde)
NOS Hakkında Ön Bilgi
NOS
özellikle Amerikan arabaları için
hazırlanmış bir sistem değildir. Sadece
Amerika modifiye işinde daha istekli
olduğundan kullanılan sistemlerin
dağılımı daha geniştir. Uçaklarda,
motorsikletlerde ve marine'de de
kullanılmaktadır.
Herhangi bir otomobilde motorunun
bileşenleri sahip olduğu güçten daha
fazlasını üretebilir veya kaldırabilir.
Fakat imalatçı firmalar otomobilin her
şartta aynı performansı verebilmesi veya
yakıt ekonomisinin düşük seviyede
tutalabilmesi için ortalama bir beygir
gücü ile üretim yaparlar. Aslında motora
eksantrik ve manifold ile daha fazla
hava girişi ile birlikte pistonda
kompresyon artışı, ve ihtiyaç kadar
yakıt sağlanırsa daha fazla beygir gücü
üretilebilir.
Nos sadece istenildiği an güç üretebilen
bir sistemdir. Daha fazla verilen
benzinin aynı zaman dilimi içerisinde
yakılmasıyla ortaya çıkan bir güçtür.
Peki, fazladan verilen benzinin
yakılmasındaki patlama motorun
bileşenlerine zarar vermiyormu? Tabii ki
hayır. Doğru kit ve doğru ölçekli
jetlemelerle sonuç zararsız bir güç
artırımıdır.
NOS ile:
1400 cc.'de: 60 HP
1600 cc.'de: 75 HP
1800-2000 cc.'de: 100 HP
2500 cc.'de: 125 HP
3000 cc.'de: 140 HP
güç almak mümkündür.
Genelde kitler karakteristik olarak
aynıdır. Tek fark, NOS ve benzin
püskürtme memelerinin delik çapı
farklıdır (jetleme). NOS kullanımı
motora ekstra bir yüklemedir,
dolayısıyla bu yükü sağlıklı bir şekilde
yüklemeniz için kullanım süresi 20
saniye gibi bir süreyle kısıtlı
tutulmuştur. Zaten bizim anlayışımızda
daha fazlası yarış aplikasyonu için
gereksizdir. Pistonlar ve segmanlarınız
performans tipli olarak üretilmiş "forged"
tabir edilen pistonlardan olursa daha
fazla hp yükleyebilirsiniz, ama zamanı
uzatamazsınız. Kısaca, size 50 kg'lık
ağır bir malzemeyi 10 metre
taşıtabiliriz, ama 100 metrede
yorulursunuz. İsterseniz aralıklı
şekilde 15 saniye basıp 15 saniye
bırakıp sonra tekrar basabilirsiniz.
Motorda aşınma yapmaz ve kesinlikle bazı
parçaların değişimine de gerek yoktur.
NOS yapmış olduğunuz her türlü
modifikasyonun üzerine +HP vereceğinden,
yapılan modifikasyonlarla etkileşimi
yoktur. Motor ömrü yapılacak devir
sayısı ile orantılıdır. Dolayısıyla
motorunuzun ömrü örneğin 200 milyon
devir ise, NOS bunu hiç bir zaman
azaltmaz veya eksiltmez, sadece bu ömrü
daha çabuk tamamlamanızı sağlar. Bugüne
kadar ki yapılan uygulamalarda motor
ömrü veya aşınması ile bir şikayet
mevcut değildir.
Bazı detonasyon problemleri sadece
yüksek oranlı NOS uygulamalarında ( 300
HP üzeri ) kullanım bilinçsizliğinden
dolayı yaşanmıştır. Mesela, 2000 cc.lik
50,000 Km.'deki motora 100 hp'lik bir
güç yüklerseniz sorun yok. Motorunuz
bunu rahat rahat kaldırır. "Peki 150
hp'yi de kullanabilirmiyim?" derseniz
emniyet sınırını ihlal edersiniz. Motor
içindeki patlamanın yaratacağı etki
pistonunuzu yoracaktır, bu sebeple
forged (Dövme Aluminyumdan) piston
takılması gereklidir. 200 hp için yine
forged çelik piston kolu ilavesi, 250 hp.
için ise forged (Dövme) çelik krank
kullanılacaktır. Tabii bunlara ilaveten
4 silindirli bir motorda 100 hp.
üzerindeki sistemler profesyonel
kullanım ve modifiyeli ateşleme kitleri
gerektirir (ateşlemede avans rotar ile
oynanması gerekir) ? 150 hp yi geçen
sistemlerde Nos'un her 50 hp'si için 2
derece rotara alınması gerekir. Tabii
motorun da az kullanılmış ve yeni olması
da sağlamlığı daha fazla garanti eder.
Demek ki bazı arkadaşlar bu bilgilerden
noksan ve habersiz uygulama yapmışlarsa,
bunların motoru bırakın aşınmayı
dağılmıştır.
Halk arasında nereden çıktığı bilinmeyen
yanlış bir kanı ise “ Nos motoru
bitiriyor, ömrünü azaltıyor, acaip bir
şekilde parça aşındırıyor vs” . Motor
ömrü, dakikadaki devir sayısı ile
ölçülürse 5 milyon devir çevirdiğinde
bitecekse Nos bunu hiçbir zaman 1 devir
bile indirmez. Sadece o devir sayısını
daha çabuk yakalamanızı sağlar, 20'şer
saniyelerden hesaplarsanız en fazla
motor ömründe 1 hafta oynatabilir, bu
sayıda gülünçtür. Çok tehlikeli ve
zararlı olan dinamit pek çok insanı
öldürmüş ve zarar vermiştir ve hala
kullanılmaktadır ama bilinçli olarak
kulanıldığında zararı değil yararı
vardır. Aynı prensip Nos için de
geçerlidir.
Nos'un otomobilinize takılması yarım
gündür. Her türlü garantisi mevcuttur.
Kesinlikle doğru kullanımında bir zararı
yoktur. Genellikle en fazla 20 saniye
kullanılabilir yarış modlu bir
sistemdir. Hayatınızda alacağınız en
güvenli ve ucuz sistemdir. Bir tüp
20'lik atışlarla 15 kere kullanılabilir.
Biten tüpler Habaş, Messerali Gaz,
Karboğaz gibi sanayi gaz doldurma
tesislerinde doldurtulabilir veya bize
gönderebilirsiniz. NOS kitlerinin ikinci
eli yok ve bazı arkadaşlarımızın
otomobillerini satmalarından veya
değiştirmelerinden dolayı açığa çıkan
bir NOS kitide bilgimiz dahilinde
değildir.
Artı Beygir Gücünü Nasıl Elde
Etmeli?
Bir motor, yakıt yakarak
çalışır ve genişleme yaparak pistonları
aşağıya iter. Daha fazla beygir gücü
yapmak istiyormusanız, daha fazla yakıt
yakın. Böylece motor pistonları aşağıya
daha kuvvetle itecektir. Çok kolay gibi
geliyor fakat o kadar da değil. Gücü
arttırmayı, kompleks bir mühendislik
problemi yapan çok sayıdaki faktörler
olduğundan, biz burada sadece üç ana
esası ele alacağız. Herşeyden evvel, tüm
yakıtlar yanabilmek için oksijene
ihtiyaç duyar. Daha fazla yakıt yakmak
istiyorsanız, daha fazla oksijen
vermeniz gerekecektir. Hemen hemen bütün
motor performans ürünleri yakıt ve
oksijen akışını arttırarak gücü
yükseltirler. Eksantrikler, daha hacimli
karbüratörler veya valfler, porting,
emme manifoldu, egzost headers'ları,
supercharger'lar, turbo'lar, ve NOS
geliştirilmiş bir motorun nasıl hava
aldığını gösteren açık örneklerdir (daha
fazla yakıt yakmak için daha fazla
oksijen) ve bu size artan beygir gücü
verir. Oksijen ve yakıtın akışını
arttırmak için en etkin yol muhtemelen
Nitro oksid enjeksiyon sistemidir. Nitro
sisteminin bu kadar büyük beygir gücü
üretmesinin başlıca sebebi budur.
Diğer bir temel güç faktörü yakıtın
buharlaştırılmasıdır. Diğer yarış
yakıtlarında olduğu gibi benzin sıvı
haldeyken yanmayacaktır. Benzin,
yanabilmesi için buhar haline
dönüştürülmelidir. Benzinin buhar haline
dönüştürülmesi kolay bir işlemdir. Bu
husus temel olarak dışarıya bir bardak
su koyup kurumasını beklemeden farklı
değildir. Elbetteki motorun içinde
buharlaşma çok çabuk olmaktadır. 8000
RPM'de çiğ benzinin buhara
dönüştürülmesi, yeterince buharlaştırma
işleminin harekete geçirilmesinde
anahtar, motor ısısı ve yakıt
atomizasyonudur. Atomizasyon işlemi çiğ
yakıt akışını çok küçük damlacıklara
dönüştürür ve böylece buharlaşma
yüzeyinin genişlemiş olmasından ötürü
buharlaşma hızlanır. Yakıt
damlacıklarının ebadı çok önemlidir.
Büyük bir damla benzin alın ve onu on
küçük damlacığa dönüştürün, bu durumda
daha etkin buharlaştırma için yüzey
sahasını genişletmiş olmaktasınız.
Sonuç, yanmak üzere daha fazla yakıt
elde edilmiş olur. İyi dizayn edilmiş
olan bir NOS sistemi, nitro ile birlikte
motora akan yakıtta çok küçük damlacık
ebatları meydana getirir. İşte bu
sebepten dolayı NOS sistemleri diğer
sistemlere göre daha güçlü beygir gücü
oluşturur.
Bizim bakacağımız üçüncü ana güç
faktörü, hava/yakıt karışımının
yoğunluğudur. Toros'larda ki 5000
metredeki geçitte hiç jogging yapmayı
denediniz mi? Nefesiniz kesiliyor değil
mi? Atmosferin yüksekliklerinde, deniz
seviyesinde olduğuna nazaran hava daha
ince ve daha az yoğunluktadır. İşte bu
sebepten dolayı, deniz seviyesinde olan
İstanbula'da yolda giden bir kamyona
göre, Toroslardaki bir yolda giden
kamyon daha yavaş ilerler. Yoğunluk,
atmosfer basıncı (üzerinizde olan
atmosferin ağırlığı), sıcaklık, ve nem
tarafından etkinleşir. Atmosferin
basıncını değiştiremeyiz, ancak bir
dereceye kadar emme odasının ısısını
düzenleyebiliriz. Cool can'ler ve
intercooler'lar yakıt ile hava/yakıt
karışımını soğutarak daha
yoğunlaştırırlar ve böylece ekstra bir
güç meydana getirirler. Bu karışım ne
denli daha yoğun olursa silindir yanma
için yakıt ve havayla daha fazla sıkışır
ve daha fazla güç oluşturur. Nitro oksid
enjekte edildiğinde derhal likit
halinden gaz haline dönüşür ve çok soğuk
olur. Bu soğuk nitro buharı manifolddaki
tüm emme odasının ısısını 65 derece
Fahrenheit'a kadar düşürür. Daha yoğun
karışım bir nitro sistemiyle motor'a çok
daha fazla güç üretmesine yardımcı olur.
Nitro Oksit Nedir, Ne Değildir?
Nitro oksid, motorunuza giren
normal havanın daha uygun formudur. Biz
sadece havanın içinde bulunan oksijenle
ilgili olduğumuzdan, siz daha fazla güç
üretme teşebbüsünde bulunurken ilave
yakıt verdiğinizde, ne kadar oksijen
mevcut olacağı konusunda nitro oksid bu
işlem için yardım eder. Güç daima yakıt
kaynağından gelir. Nitro oksid bir yakıt
değildir. Nitro oksid daha fazla yakıtın
yanması için gereken daha fazla
oksijenin ilavesinde kolaylık sağlar.
Daha fazla yakıt vermeden sadece nitro
oksid ilave ederseniz, motorunuzun
normal zamanda kullandığı yakıtın yanma
nisbetini hızlandırmış olursunuz. Bu
durum çok geçmeden pistonlarda harab
edici detonasyona sebep olur. Enerji
nitrodan değil yakıttan gelir. Basit
olarak, nitro oksid aynı zaman dilimi
içerisinde daha çok miktardaki yakıtı
yakmanıza müsaade eder, ve böylece hasıl
olan etki, yakıttan ortaya çıkan ve
aracınızın akselerasyonu için el altında
olabilen, toplam enerji veya güç
miktarındaki müthiş artıştır. Nitro
oksid'de büyü yoktur. Aslında, Nitro'yu
kullanmanın, daha büyük bir karbüratör,
daha iyi bir manifold, bir supercharger
veya bir turbocharger kullanmadan farkı
yoktur. Şunu anlamalısınız ki sizin ve
motorunuzun soluduğu hava deniz
seviyesinde %78 Nitrojen (Azot), %21
oksijen ve %1 diğer gazlardan
oluşmuştur. Nitro Oksid (N2O) dünya
atmosferinde bulunan başlıca iki
bileşimin alınmasıyla yapılmıştır (bu
iki molekül azot ve bir molekül
oksijen'dir) ve bir kimyasal işlemle bir
araya getirilmişlerdir. Nitro oksid
motorunuza gittiğinde yanma ısısı
kimyasal bileşiği kırarak yakıtı yakan
daha fazla oksijen temin eder. Okumuş
olduğunuz gibi bütün yarış motorları
aynı prensip altında çalışırlar.Yoğun
buhar içerisinde daha fazla hava (daha
iyi soluma, supercharging, turbocharging,
ve nitro) ve daha fazla yakıt daha fazla
güç'e eşittir.
Maliyet açısından , NOS bir müşteriye
alabileceği en üst performansı sunar.
NOS sisteminin sadece birkaç yüz dolar
karşılığında size sunduğu aynı
miktardaki ekstra gücü temin etmek için
karbürasyon, manifold, subap ve silindir
kapak ürünleri, headers, piston, porting,
polishing, supercharging veya
turbocharging'e binlerce dolar
harcayabilirsiniz. Fakat bu, diğer
performans parçalarını da takmanız
halinde menfaat elde etmeyeceksiniz
demek değildir. NOS sistemini bir defa
taktınızmı, bütün diğer performans
parçaları da nitro'nun gücünü arttırır.
Eğer paranız azsa ve buna rağmen çok
daha fazla güç istiyorsanız en iyi seçim
bir NOS Sistemidir. NOS yanlızca bir
part time güç arttırıcısıdır. Talep
edildiğinde gücün hazır olması NOS
sisteminin büyük bir özelliğidir. O
sadece sürücü ne zaman isterse çalışır.
Geri kalan zamanlarda motor normal
çalışmasını sürdürür. Ekstra stres
yoktur, ekstra yakıt sarfiyatı yoktur,
sürüş problemi yoktur.
NOS'tan bir Sistemi Aldığınızda
Kit ile Neler Gelir
Kutudan çıkarıp göreceğiniz NOS
sisteminin tüm parçaları arasında, takma
işlemlerini tamamen okumadıkça ve NOS
sistemini ilk defa kullanmadıkça tümüyle
tanımakta zorluk çekebileceğiniz üç şey
vardır.
Bütünlük: Eğer biz bir
sistemin 200 beygir gücü kapasitede
olduğunu iddia edersek, bu bizim onu bu
şekilde dizayn etmemizden, bu şekilde
test etmemizden ve bu şekilde imal
etmemizden ötürüdür. Eğer
kılavuzluğumuzu takip etmeye
arzuluysanız, size elde edeceğinizi
söylediğimiz neticeleri elde edersiniz.
Kalite: NOS'ta hergün
yaptığımız pek çok şeyler vardır.
Ürünlerimizi ve sistemlerimizi aracın
bulunması gereken doğal çevrede
yapıldığı gibi güçlü ölçüm aletleriyle
teste tabi tutarız. Yüksek
standartlarımızın devamı için üretim
işlem gereksinimlerine azami dikkati
gösteririz. Yeni uygulamalarla ilgili
önerilerinizle beraber ürünlerimizin
performansları hakkında söylemek
istediklerinize kulak veririz. Amaçlanan
uygulama için modern ve etkin
olduklarını kesinleştirmek amacıyla
bütün ürenlerimizin yeniden
değerlendirilmesi için teknik
personelimiz önerilerinizi araştırma ve
geliştirmeyle yükümlü personelimize
iletir.
Deneyim: Yaklaşık yirmi
yıldan beri NOS sistemlerini üretmekte
bulunuyoruz. Başarılarımızdan olduğu
kadar başarısızlıklarımızdan da bilgi
edindik. Dizayn edip ürettiğimiz
ürünlere aldığımız bu bilgiyi yüksek
dozlarda uyguladık. Hatta bugün bile
sistemlerimizden birini takıp,
kullandığınız ilk gün olabilir, ancak bu
yolda yirmi yıllık NOS tecrübesiyle
birliktesiniz. O kutunun içindedir.
Göremeyebilirsiniz, fakat kesinlikle
hissedeceksiniz.
Nitro Oksid ve Emisyonları
Nitro Oksid'in (N2O)
kullanılması havayı kirleten nitrojen
oksitlerinin (NOx) artması anlamına
gelmez. Elbette ki NOS'un yaptığı
“sadece yarış için” olan sistemler,
emisyon kontrollü motorlarda kullanımı
kanuni değildir. Buna rağmen, NOS
sistemlerinin çoğu 50 eyaletten ABD'de
kullanımının kanuni olduğuna dair belge
almıştır. Emisyon kontrollü araçlarda
kullanım tasdiki bağımsız laboratuvar
testleri tarafından alınmış olup, bu NOS
sistemlerinin egzost emisyonlarının
normal sürüş koşullarında arttırılmadığı
ispata bağlanmıştır. Emisyon kontrol
tüzüklerine bağlı olan motorlarda
emisyon müsadeli NOS kitlerinin
kullanılmasını öneririz.
NOS Sistemlerinin Tipleri
NOS sistemlerinin başlıca iki
çeşidi vardır. Spray bar plate
sistemleri, karbüratör ve manifold
arasında bir ara plate ile kullanılan
Powershot (güçlü atış), Cheater
(aldatıcı), Big shot (büyük atış) gibi.
Bu plaka, built-in olan spray barlarının
içinden emme manifold kanallarına nitro
ve ilave yakıt verir. Çoğu yakıt
enjeksiyon motorları ve Top Shot gibi
olan sistemler için olan nitro
sistemleri, plate sistem teknolojisinin
değişik şekilleridir. Plate sistemleri
50 ya da extra 400 beygir gücü
verebilir. Çoğu plate sistemleri ayar
yapılabilen beygir gücü kazanımı ve
sistem ayarı için çıkarılabilen nitro ve
yakıt jet özelliklerine sahiptir. Plate
sistemleri cadde ve çoğu yarış
sınıflarında kullanılır. Diğer taraftan,
direkt port sistemleri mümkün olduğunca
emme valfine yakın olan herbir emiş
yolu'na nitro ve ilave yakıt verebilmek
için özel dizayn edilmiş enjektörler,
fogger memeler kullanır. Bu sistemler,
herbir silindire aynı miktarda verirken
bolca nitro ve yakıt akıtır. Multiple
stage direct port sistemleri, bazı
profesyonel yarış motorlarında 1000
ekstra beygire kadar artış yapmıştır.
Bütün NOS direkt Port sistemlerin
özelliği beygir ayarlamaları ve sistem
tuningi (ince ayar) için
değiştirilebilen nitro ve yakıt
jetleridir. Direkt port sistemleri aşağı
yukarı hertürlü motorlarda hem cadde hem
de yarış uygulamalarında
kullanılır.Yakıt enjeksiyonu için olan
bazı nitro sistemleri Direkt Port
teknolojisinin değişik bir ifadesidir.
Benzin enjeksiyonu için olan bir sistem
tipinde üst emme yoluna nitro ve yakıt
enjekte etmek için bir direkt port stili
nozzle (meme) kullanılır. Kuru manifold
stili nitro sistemleri nitro'yu hava
akımı içine olacak şekilde yukarı doğru
enjekte ederken ilave yakıt, motorun
kendi yakıt enjeksiyon memelerince
verilir
NOS Sisteminizin İnce Ayarı (Tuning)
için Hatırlanması Gereken Birkaç Önemli
Husus.
Bu çok eskimiş bir ifade gibi
gözükse de, Nitro deneyiminizin başarılı
mı, başarısız mı olacağı konusunda
muhtemelen daima 1 numaralı sebebi
olacaktır. Daima herhangi bir işe
başlamadan evvel sisteminize konulan
bütün talimatları okuyun! Motorunuzda
bir şeyin değiştirilmesine karar
verebilirsiniz veya dergilerde
okuduğunuz sistemimizden farklı yeni bir
şey dizayn etmiş olduğumuzu
görebilirsiniz. Biraz zaman ayırarak
bütün talimatları dikkatlice okuyun.
Daima tutucu şekilde başlayın. Tavsiye
ettiğimiz jet kombinasyonları hakkındaki
tavsiyelerimizi takip edin ve ayar
gerektiren bir sisteme sahipseniz en alt
seviyeden işe başlayın. Jetleri
değiştirmek daima birkaç dakikanızı alır
bu sebepten en üst seviyeden başlayarak
gereksiz riskleri üstlenmeyin
Motorunuzun ne kadarlık bir gücü
kaldırabileceği hakkında gerçekçi olun.
Burada ileriye gitmeyin. Siz sadece
motorunuzda bulunan parçaları kesin
olarak biliyorsunuz. Bu parçalar
hakkında şüpheniz varsa, bizim teknik
hattımızı arayabilir ve size yüksek
tecrübesi olan teknik elemanımız bu özel
kombinasyonunuz için nelerin emin olduğu
hakkında yardımcı olur. Motorunuzda
neyin olduğunu bilmiyorsanız o taktirde
motorun içindekilerin fabrikanın
taktıklarından ibaret olduğu
farzedilerek en emin durumda olacak ve
bu uygulama için doğru sistemi
seçeceksiniz. Güç, yakıttan gelmektedir.
NOS Sistemi çalışırken, sisteminizin
tedarik ettiği ilave yakıt miktarıyla
ilave güç ayarlanır. Eğer yakıt orada
değilse hiçbir zaman güç olmaz ve hiçbir
nitro miktarı veya başka bir şey onu
geri getiremez. Sistemin kullanılması
esnasında mümkün olan yakıt miktarını
idare eden el altında tipik iki kontrol
vardır; yakıt jet ebadı ve yakıt
basıncı. Sistem yakıtı akıtırken, doğru
yakıt basıncı okunur. Bazı yakıt basınç
regülatörleri hatalı rakkam verirler,
çünkü basınç okuma sistemi çalışmazken
tırmanırlar. Bu olduğu zaman, gerçek
akan yakıtın basıncı umulandan çok daha
aşağıda olup, problem yaratacaktır.
Yanlış ateşleme veya detonasyon ile
ilgili problemlerle karşılanınca, DAİMA
ilk önce nitro jet miktarını azaltın!
Gücün yakıttan geldiğini hatırlayın,
Nitro'dan değil, yakıt vermek suretiyle
soğutmaya çalışmak, basit olarak biraz
daha güç verir ve problemi karışık hale
getirir. Karbüratörler aşırı zengin
işleyen soğutucuyla jetlenir ve daha az
güç üretir. Aşırı zenginleşerek jetlenen
NOS sistemleri muhtemelen biraz daha güç
verir, böylece problemlerle
karşılaşırsanız, ilk evvela nitro jetin
(jetlerin) miktarını azaltın.
Sisteminizin nasıl çalıştığının yanıtını
almak için bujilerinizi kontrol
ettiğinizde, HERBİR BUJİYİ KONTROL EDİN,
sadece kolay ulaşılabilenleri değil. İki
silindir hiçbir zaman aynı şekilde
çalışmaz.Nitronun bir karakteristik
özelliği de bujileri temizlemesidir,
öyle ki daha yeni takılmış gibi
gelir.Buji porseleni üzerinde küçük
gümüş parçacıkları gibi detonasyon
işaretleri varsa nitro jet miktarını
azaltın.Bujinin toprak kordonu bir
mavimsi-gökkuşağı renkleri gösteriyorsa,
nitro jet miktarını azaltın.Eğer toprak
hattları erime emareleri veriyorsa,
nitro jet miktarını azaltın ve daha kısa
olan ve daha kalın toprak hatlı buji
takın. Hiçbirşeyi değiştirmediğiniz
halde sisteminiz aniden problem
çıkarmaya başlarsa kuralı bozan sıklıkla
bir tıkanmış nitro veya yakıt
filitresidir. Sisteminizle birlikte
verilen talimat broşürü nitro ve yakıt
filitre elemanlarının nerede bulunduğunu
gösterir, onları periyodik olarak
kontrol edin. Anlayamadığınız veya
onaramadığınız bir problemle
karşılaştığınızda bizi aramaktan
çekinmeyin. NOS sisteminizden en iyi
netice almanız için biz buradayız.

| |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
s |
|
|
|